Böbrek Kanseri (Tümörü)

Böbreklerin idrarın oluşup aktığı bölümü ve dış kısmından kaynaklanan kanserlerin tedavisi ve sebepleri farklılıklar gösterir. Burada bahsedilen böbreğin dış kısmından, kabuk kısmından kaynaklanan kanserlerdir. Üroloji dilinde bu tümörler, Renal Cell Carcinom kelimelerinin baş harflerinin kısaltması olan “RCC” diye anılır.

Bütün dünyada her yıl 300.000 yeni böbrek kanseri teşhis ediliyor; gelişmiş, endüstrileşmiş ülkelerde bu hastalık daha sık görülüyor. Bütün bir ömürde bir erkeğin böbrek tümörüne yakalanma ihtimali 1/69 iken bir kadında bu oran 1/116 dır; yani erkeklerde çok daha fazla rastlanıyor.

Gelişmiş ülkelerde daha fazla görülür, dünyada en sık görüldüğü iki ülke Çekya (Çek Cumhuriyeti) ve Litvanyadır.

Eskiden böbrek kanseri yaşlıların hastalığı olarak bilinir ve genellikle 65 yaş üstünde karşımıza çıkarken; günümüzde radyolojik tanı yöntemlerinin sık kullanılması ve gelişmiş toplumlarda Check-up kavramının gelişmesi ile daha genç yaşlarda karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Böbrek kanserinin nedenleri arasında en sık görülenleri:

  • Sigara kullanımı
  • Aşırı kilo (şişmanlık)
  • Hipertansiyon hastalığı
  • Ailesel: birinci derece yakınlarında görülmüş ise böbrek kanserine yakalanma oranı 2.5 kat artar
  • Böbrek yetmezliğinde olan diyaliz hastaları
  • Doğumsal olmayan, sonradan oluşan böbrek kistleri

Böbrek Kanseri Belirtileri

Böbrek kanserinin klasik belirtileri olan:

  • Karında kitle
  • İdrardan kan gelmesi
  • Kilo kaybı
  • Karın ağrısı

Bu dört belirtiye günümüzde artık çok az rastlanmaktadır: % 7 hastada karşımıza çıkar.

  • Genellikle herhangi bir nedenle ultrason / BT yaptıran hastalarda tesadüfen bulunur
  • Böbrek kanserlerinde “Staufer Sendromu” denilen bazı belirtiler ve kan tahlillerinde bazı değerler yüksek çıkar

Bu belirtiler şunlardır:

  • Ani̇den ortaya çıkan hi̇pertansi̇yon
  • Kanda sedi̇mentasyon ve/veya crp yüksekli̇ği̇
  • Karaci̇ğer fonksi̇yon testleri̇ni̇n bozulması
  • Kanda kalsi̇yum düzeyi̇ni̇n yükselmesi̇
  • Basi̇t kan tahli̇li̇ (hemogramda) Hb ve Hct düzeyi̇ni̇n yüksek çıkması yani̇ hastanın kan düzeyinin yüksek çıkması
  • Ameli̇yattan sonra yani̇ kanserli̇ ki̇tleni̇n yada böbreği̇n çikartılmasından sonra bu kan düzeylerii̇ni̇n düzelmesi̇ gereki̇r, düzelmiyor i̇se vücutta metastaz yapmış böbrek kanser odakları var demektir

Böbrek tümörü son derece saldırgan ve hızla cerrahi tedavisi yapılması gereken bir hastalıktır. Ne yazık ki günümüzde böbrek kanseri tanısı konan hastaların %30 u (1/3 ü) tanı konduğu anda karşımıza metastatik (uzak organlara yayılmış) olarak çıkmaktadır.

Böbrek Kanseri Teşhisi Nasıl Konur?

  • Tesadüfen, başka nedenlerle yapılmış batın ultrasonunda böbrekte kitle bulunması ya da batın tomografisinde böbrekte kitle bulunması bizi tanıya götürür
  • Böbrek kanseri tanısı için abdomen (batın) ilaçlı (kontrastlı) BT çektirmek gerekir
  • Böbrek kanserleri böbrek ana toplar damarına ve vücut ana toplar damarına (IVC) ilerleme eğilimi gösterdikleri için, vücut ana toplar damarı ve böbrek toplar damarını değerlendirmek için ilaçlı (kontrastlı) üst batın MR birçok vakada gerekecektir

Ultrasonda böbrekte kist ya da kistik oluşum saptandı ne yapmak lazım?

Bu bizim sıklıkla karşılaştığımız bir konudur.

  • Tesadüfen bulunan böbrek kistlerine ilaçlı (IV kontrastlı) Üst Batın MR çektiriyoruz, MR ile böbrekteki kistin yapısı, riskli bir kist mi, ya da kistik kanser mi bunu değerlendiriyoruz
  • Aşağıda bulgulara göre yapılan MR yorumlarını kendi hastanızın sonuçları ile kıyaslayabilirsiniz, burada MR yorumunu yapan radyoloji doktorunun tecrübesi çok önemlidir. Radyoloji yorumunda Bosniak sınıflaması diye ürolojide isimleniyor.

Bosniak kategori I: Bu iyi huylu kisttir, kanser değildir

Bosniak kategori II: Bu da iyi huylu basit kisttit kanser değildir

Bosniak kategori IIf: Bunların çok az bir kısmı kanser ihtiva ediyor, yakın takip ediyoruz

Bosniak kategori III: Bunların yarıdan fazlası kanser, bu nedenle ameliyat öneriyoruz

Bosniak kategori IV: Bu kistlerin hemen tamamı kanserdir, ameliyat kesin çözümdür

Böbrekte kitleye rastlandı böbrek biyopsisi yapmak gerekir mi?

Bu soru ile de çok sık karşılaşıyoruz.

Bu sorunun cevabını EAU (Avrupa Üroloji Birliği) nun 2022 böbrek kanserinde tanı tedavi yönlendirmelerine göre yazdım:

  • Böbrekte kitle ile karşılaşıldığında ilaçlı (IV kontrastlı) BT ya da ilaçlı MR bize %100 e yakın bu kitlenin kanser olup olmadığını verir, bu nedenle biyopsi ile vakit kaybetmeye ve biyopsinin hastaya yükleyeceği risklere girilmiyor
  • Böbreğe başka organların kanserlerinin metastazı (yayılımı) %12 oranında görülür, böyle bir durumda böbrek biyopsisi gerekir
  • Ameliyat olmak istemeyen, böbrekte küçük kitle ile başvuran hastalara takip isteyen hastalara  böbrek biyopsisi  yapılıyor
  • Böbrekte tümör saptanan ancak ameliyat yerine ablatif tedavi diye bilinen kitleye radyofrekans tedavisi ya da Cryocerrahi tedavisi yapılacaksa o zaman böbrekteki kitleden biyopsi gerekiyor
  • Çok ilerlemiş böbrek kanserlerinde bizim ameliyat kararı vermemizde kanserin hücre tipinde “Sarkomatoid  veya Rhabdoid” değişiklikler var mı onu bilmek istiyoruz, eğer bu hücreler varsa hastayı ameliyat etmiyoruz, yani ilerlemiş kanserlerde, hastanın genel durumu çok iyi değil ise kitleden biyopsi gerekiyor
  • Kistik böbrek kitlelerinde kistin sıvısı içinde kanser hücreleri oranı çok yüksek olduğu için kesinlikle biyopsi önerilmiyor

Evreleme

Bütün kanserlerde olduğu gibi böbrek kanserinde de hastalığın gidişatı ve tedavi programlanması için hastalığın hangi evrede olduğunun bilinmesi gerekir.

  • Evre 1 (t1): Böbrek içinde sınırlı, böbrek dışına taşmamış, lenf dokularına sıçramamış, 7 cm boyuta kadar olan tümörler
  • Evre 2 (t2): Böbrek içinde sınırlı, lenf dokularına sıçramamış, 7 cm den büyük tümörler
  • Evre 3 (t3): Tümör böbreğin iç kısmına, idrarın toplandığı havuza veya böbrek etrafındaki yağ dokusuna ve/veya  böbreğin ana toplar damarı (renal ven) içine girmiş, ya da vücudun en büyük damarı (VCI: Vena Cava Inferıor) içine girmiş ancak lenf dokuları tutulmamış
  • Evre 4 (t4): Tümör böbrek damarları etrafındaki lenf dokularına sıçramış veya böbrek üstü bezine (adrenal bez) girmiş, böbreği saran en dış tabakayı geçmiş

Evreleme dışında kanserin saldırganlık potansiyelini belirleyen Grade (kanserli hücrenin değişim düzeyi) sistemi var:

Ameliyat sonrası çıkarılan kitlenin incelenmesinde Grade 1Grade 2Grade 3Grade 4 gibi sonuç olacak, rakam ne kadar yüksekse saldırganlık potansiyeli o kadar fazladır.

Böbrek Kanseri Tedavisi

Böbrek kanserinin tedavisi, tanı konduktan sonra mümkün olabilen en kısa zamanda ameliyat olmaktır. Yani tedavisi “Cerrahi tedavi”dir. Deneyimli ellerde yapılan cerrahi ile çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Eğer tümör uzak organlara yayılmamış ise sadece cerrahi tedavi yeterli olmaktadır. Böbrek kanseri tedavisinde yapılan cerrahi tedavi kanserli böbreği çevresindeki dokularla birlikte (tümörün ameliyat sırasında açılıp etrafa saçılmaması için) çıkarmaktır.

Bu ameliyatın adı “RADİKAL NEFREKTOMİ” dir. Bu ameliyat oldukça büyük bir ameliyat olup Genel Anestezi ile yapılmaktadır. Bu ameliyatı Robotik Cerrahi ya da Laparoskopik cerrahi ile gerçekleştirmek mümkündür; biz bu ameliyatı böbrekteki tümörün boyutlarını göz önüne alarak “Robotik Cerrahi” ya da  “Laparoskopik Cerrahi” ile gerçekleştiriyoruz. Ancak böbrekteki tümörün boyutları çok büyük ya da beraberinde kalbe uzanan tümör pıhtısı varsa Klasik Cerrahiyi tercih ediyoruz.

Böbreği korumak ve sadece tümörü çıkarmak mümkün mü?

Günümüzde radyolojik tetkiklerin daha sık kullanılır hale gelmesi, tıp teknolojilerinin ilerlemesi ve Check-up kavramının yerleşmesi ile böbrek tümörlerini oldukça küçük boyutlarda yakalayabiliyoruz. Bu hastalarda “Nefron Koruyucu Cerrahi” ya da “Parsiyel Nefrektomi” diye adlandırdığımız sadece tümörlü kısmın çıkarıldığı yani böbreğin tamamen alınmadığı ameliyat tekniğini uyguluyoruz.

Tıptaki gelişmeleri göz önüne alıp dünyadaki üroloji uzmanlarına 2022 deki en son tedavi protokollerini bildiren EAU (Avrupa Üroloji Birliği) ve AUA (Amerikan Üroloji Birliği) nın önerilerine göre belirlenen protokoller:

  • T1 evresindeki kanserlerde 5 cm e kadar olan kitlelerde tümör uygun yerdeyse Robotik cerrahi ile “Parsiyel Nefrektomi” yani böbreğin sadece kanserli bölümünü çıkartıyoruz, böylece böbrek korunmuş oluyor
  • EAU ve AUA nın önerisi: 5 cm e kadar boyutu olan kanserlerde tümörün yeri uygunsa “Robotik Parsiyel Nefrektomi” ilk seçenek olmalıdır
  • Parsiyel Nefrektomi Robot dışında Açık olarak ya da Laparoskopik olarak da yapılabilir
  • Biz parsiyel nefrektomi ameliyatlarımızın büyük çoğunluğunu Robot ile gerçekleştiriyoruz, Robotik ya da Açık cerrahi ile yapılacak ameliyatlarımızı gerekli ön hazırlıklar yapıldıktan sonra ameliyat günü hastaneye yatırıyoruz. Aynı gün ameliyatı gerçekleştiriyoruz, hastalarımızın hastanede yatış süresi genellikle 3-4 gün oluyor
  • Tümör çapı daha büyük ise “Radikal Nefrektomi” ideal tedavidir. Yani böbreği kitle ile birlikte etrafındaki dokularla birlikte çıkarmak ameliyatıdır.
  • Radikal Nefrektomi ameliyatını gerçekleştirirken mesane kanserindeki gibi geniş lenf temizliği yapmanın hastalığın seyrine çok faydası olmadığı anlaşıldığı için sadece 2 cm den büyük o bölgedeki Lenf bezlerini çıkarıyoruz
  • Ameliyat öncesi çekilen MR veya BT de böbrek üstü bezine tümörün ilerlemesi söz konusu değilse ameliyatta böbrek üstü bezini (adrenal bez=sürrenal bez) artık böbreklerle birlikte çıkarmıyoruz

Özellikle böbrek fonksiyonları iyi olmayan, ya da tek böbrekli ya da her iki böbreğinde aynı anda tümör saptanan olgularda “Parsiyel Nefrektomi” ameliyatını uyguluyoruz. Böylece hastaların böbrek fonksiyonları belli ölçüde korunmuş oluyor.

T3 evresi (lokal ileri) kanserin cerrahi tedavisi

  • Her şeyden önce bu tıp ilerlemiş olgularda cerrahi tedavi klasik cerrahi tedaviden çok daha zordur, bu tip hastalarda ameliyatı yapacak ekibin çok deneyimli olması şarttır
  • ** t3 evresinde tümör pıhtısının böbrek toplar damarından çıkıp vücudun ana damarına girdiği olgularda ne yapmak lazım?
  • Bu tip hastalarda öncelikle uzak yayılım (akciğer, karaciğer, kemikler, beyin-omurilik) olmadığını anlamaya çalışıyoruz. Eğer uzak yayılım yoksa bu cerrahiyi gerçekleştiriyoruz. Bu son derece zor bir cerrahi, ciddi deneyim gerektiriyor

** Avrupa Üroloji ve Amerikan Üroloji Birliğinin mutlak önerisi:

  • Eğer ana damar duvarına pıhtı yapışık değil ise bu ameliyattan hastaların çok büyük yarar gördüğü şeklinde her şeyden önce pıhtının çıkmasıyla tıkalı ana toplar damar açılacak ve engellenen kan akışı normale dönecektir

Çok sıklıkla rastladığımız bir durum

  • Çok ilerlemiş, ana toplar damara girmiş ya da girmemiş olgularda eğer uzak organ yayılımı yoksa onkolojı doktorlarının verdiği sistemik ilaçları hastalar ameliyat olmayıp sürekli kullanıyor. Bu ilaçların tümörü küçültmesi, hastayı daha iyi duruma getirmesi henüz ispatlanmadı, şu anda bütün dünyada kullanılan bu tedavi tamamen deneysel
  • T3 evresi çok ilerlemiş bu tip olgularda ameliyat sırasında lenfadenektomi (lenf dokularının temizlenmesi) ancak görülen ve dokunulabilen büyümüş lenf dokularına yapılmalı
  • Geniş lenf diseksiyonu gereksiz

İlerlemiş böbrek kanserinde cerrahi kararı vermeden önce biz bazı testler yapıyoruz, bu test sonuçları istenilen düzeyde değil ise ameliyatın hastaya çok yarar sağlamayacağı sonucuna varıp ameliyat yapmıyoruz.

Bu testler:

  1. Hastanın genel performans skoru (karnofski skoru)
  2. Aşırı zayıflama var mı / yok mu?
  3. Tanı konması ile bugün arasındaki süre 11 aydan uzun mu?
  4. Hemogram tahlilinde: lenfosit sayısı, tromboısit sayısı
  5. Hb değeri normalden az mı, nötrofil ve trombosit sayısı yüksek mi?
  6. Biyopsi yapılmış ise rabdoid ve sarkomatoid dokular var mı?

Çok ilerlemiş ama ameliyat edilemeyecek durumda olan ve kanama  gibi lokal problemleri olan hastalarda yapılacak iş “embolizasyon” yani böbreğin kanamaya neden olan atar damarlarını anjiyo ile tıkamak.

Aktif takip ve deneysel tedaviler

  • Böbrekte ileri yaşta hastalarda (75 yaş) yada genel sağlık durumu iyi olmayan hastalarda rastlanan 4 cm den küçük tümörlerde aktif takip yapılabilir
  • 3.5 cm den küçük tümörler senede 0.5 cm büyür, daha büyükler senede 1 cm büyür
  • Bu hastaları takip programına almadan önce mutlaka böbrek biyopsisi yapılmalıdır
  • Bu küçük tümörlerde metastaz oranı genellikle %2
  • Bu hastalarda radyofrekans ablasyon ya da Cryo cerrahi yapılabilir ancak yüksek tekrarlama oranları var

Anjiyomyolipom

  • Böbreğin iyi huylu kanser olmayan tümörüdür
  • İçinde kan damarları+kas dokusu+yağ dokusu barındırır
  • Anjiyomyolipomlarda 5 cm i geçene kadar ameliyat düşünülmüyor
  • 5 cm i geçen anjiyomyolipomlar böbrek etrafına kanama riski taşırlar, bu nedenle ameliyat edilmeleri gerekir
  • Böbreğin uygun yerinde ise Robotik Parsiyel Nefrektomi ilk seçenek olmalıdır. Açık ya da Laparoskopik cerrahi de yapılabilir. Sadece böbrekteki tümörlü kısım çıkarılmış olur. Büyük anjiyomyolipomlarda Radikal Nefrektomi yapılır

Nakil Olmuş Böbrekte Oluşan Böbrek Kanseri ve Böbrek Koruyucu Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı ile Tedavi

Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı (Böbreğin korunup sadece tümörün çıkartılması) gerçekleştirdiğimiz 70 yaşındaki Erkek hastamızın ameliyat öncesi sol böbreğinde yer alan 4.5 cm çapındaki tümörden bir kesit.

Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı sonrası 4. Günde hastamızın görüşleri...

Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı ile Böbrek Koruyucu Cerrahi

Böbrek kanseri tedavisinde belli boyuttaki tümörlerde gerçekleştirilen böbrek koruyucu cerrahi Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı; daha az kesi yeri, daha az kanama ve daha hızlı iyileşme sağlıyor.

 

Aşağıdaki videoda, böbreğin sadece tümörlü kısmının alındığı Robotik Parsiyel Nefrektomi Ameliyatı gerçekleştirdiğimiz 45 yaşındaki tek böbrekli hastamız Şükran Hanım, görüşlerini dile getiriyor.

Aşağıdaki videoda, Robotik Böbrek Kanseri (Tümörü) Ameliyatı – Parsiyel Nefrektomi gerçekleştirdiğimiz 53 yaşındaki hastamız Ramazan Bey’in, ameliyat sonrası görüşleri yer alıyor.

Robotik Böbrek Tümörü Cerrahisi

Aşağıdaki videoda, Robotik Radikal Nefrektomi Ameliyatı bölümünü izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda, Robotik Radikal Nefrektomi’de Ana Toplar Damarın Klempe Edilmesi görülüyor.

Aşağıdaki videoda, Robotik Böbrek Üstü Bezi (Sürrenal) Tümörü Ameliyatı bölümünü izleyebilirsiniz.

Aşağıdaki videoda ise Robotik Nefreüreterektomi Ameliyatı’na ait bir kesit bölümü izleyebilirsiniz.

Laparoskopik Böbrek Kanseri Cerrahisi

Laparoskopik Radikal Nefrektomi ameliyatı planlanan 56 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sol böbreğinde yer alan 11 cm boyutundaki tümör görülüyor. Aşağıdaki görsel ise ameliyat sonrası çıkartılan piyese ait bilgiler veriyor.
Laparoskopik Radikal Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirilen 56 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat sonrası çıkartılan sol böbrek piyesinde sağlam böbrek dokusu ve tümörlü olan bölüm görülüyor.
Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirdiğimiz 52 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sağ böbreğinde yer alan 5 cm büyüklüğündeki tümörden bir kesit.
Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi ameliyatı gerçekleştirdiğimiz 35 yaşındaki Erkek hastanın, ameliyat öncesi sağ böbreğinde yer alan 2 cm büyüklüğündeki tümörden bir kesit.

İlerlemiş Böbrek Kanserlerinde Tedavi

Şekiller. İlerlemiş böbrek kanserine ait görseller

İlerlemiş Hastalıkta Cerrahi Tedavi Herkese Uygulanır mı?

İleri Evre Böbrek Kanseri Cerrahisi hakkında Prof. Dr. Tahir Karadeniz bilgiler veriyor.

Böbrek Kanseri Ameliyatı (19 cm tümör) Radikal Nefrektomi Sonrası 7. Günde hastamızın görüşleri
Bilgisayarlı Tomografi altında teşhisi konan 27 cm çapındaki böbrek tümörü

Böbreğin İç Kısım Kanserleri (Renal Pelvis ve Üreter Kanserleri)

Böbreğin iç kısım kanseri (renal pelvis ve üreter kanseri), Üst üriner sistem kanserleri de denir.

  • Renal pelvis kanseri böbreğin idrarın böbrekte doğduktan sonra toplandığı havuza verilen isim, böbrek havuzu diye de bilinir
  • Üreter böbrekten mesaneye idrarı ulaştıran borucuk, idrar yolu diye bilinir
  • İdrar böbrekten doğar, önce renal pelvise yani böbreğin havuzuna gelir, oradan üretere geçer, üreterden akarak mesaneye dolar
  • Renal pelvis kanseri bu havuzun duvarlarından kaynaklanan kanserlerdir, yani böbreğin iç kısmından kaynaklanan kanserlerdir
  • Böbreğin dış kısmından doğan kanserden farklıdır ve tedaviside farklıdır
  • Böbrekte idrarın doğduğu yerden idrarın çıktığı dış idrar yolu (erkek ve kadında uretra) aynı dokudan oluşur dolayısıyla böbrek havuzunda ya da üreterde oluşan bir kanserin aynı anda mesanede de var olması %17 dir
  • Üreterdeki tümörlerin %70 i üreterin mesaneye yakın alt kısmında %25 i orta üreterde %5 i böbreğe yakın üst üreterde ortaya çıkar

Nedenleri

  • Erkeklerde kadınlardan 2 kat fazla görülür
  • Balkan ülkelerinde çok sık rastlanır
  • Tütün kullanımı bu hastalığa yakalanma oranını 5 kat artırır
  • Uzun süre böbrekde kalmış taşlar bu hastalığa yakalanma oranını artırır
  • Genetik ailesel hastalık olan lynch sendromlularda (non poliposis kolorektal kanserler)
  • Hastaların % 11 inde kronik ağrı kesici öyküsü var
  • Artezyen kuyularından elde edilen suyun içme suyu olarak kullanılması (içindeki inorganik arsenik nedeniyle)

Belirtiler

  • İdrardan kan gelmesi en sık görülen ve en önemli belirtidir
  • Gözle görülür olması şart değil bazen idrar tahlilinde devamlı çıkması
  • Kan pıhtısının veya tümörün kendisinin böbrekten idrar akışını engellemesine bağlı sol ya da sağ böğür ağrısı
  • Devamlı idrar yaparken yanma tanıya nasıl gidiyoruz
  • Böbrek ve mesane ultrasonunda böbrekte tıkanmaya bağlı şişlik varsa görülebilir
  • İdrarda malign hücre (kanser hücresi) var mı diye aramak için idrar örneğinde “sitoloji” denilen tahlili yaptırıyoruz
  • IV kontraslı (ilaçlı) BT ürografi böbreğin içini, üreteri mesane içini bize gösterir, şüphelerimizi yönlendirir çok büyük olmayan tümörlerde tanı koyduramaz
  • Tanı koymamızda en önemli yöntem “Flexibl Üreterorenoskopi” yapmaktır:  dış idrar yolundan mesaneye kameralı sistem ile girip  üreterin mesaneye açıldığı delikden  flexibl ince üreterorenoskop ile ürtere ordan böbreğe kadar ulaşmak ve tümör nerde ise: üreter ya da böbrek  tümörü görüp parça koparıp patolojiye gönderiyoruz, yani biyopsi ile tanı koyuyoruz
  • Flexibl Üreterorenoskopi ile tanı ya gitmek ciddi tecrübe gerektiren ve üst düzey cihaz donanımı gerektiren bir tanı yöntemi olduğu için bu hastaların tanısı genellikle geç konuyor
  • Renal pelvis ya da üreter tümörlü hastaların %17 sinde  aynı anda mesanede (idrar kesesi) de kanser olma oranı var. Bu nedenle zaten kamera ile mesaneye bakmak şart, flexibl üreterorenoskopiye başlamadan önce sistoskopi yapıp mesanede bir şey olup olmadığına bakıyoruz
  • Tanı konduktan sonra evreleme için, yani hastalığın yayılıp yayılmadığını anlamak için IV kontraslı torax bt yapılıyor
  • Torax BT + Abdomen BT yerine PET BT de aynı sonucu verir

Tedavi

  • Tedaviyi belirleyen en önemli faktör alınan biyopsi sonucunda kanserin high grade (yüksek dereceli) mi yoksa low grade (düşük dereceli) mi olduğudur
  • Hastanın iki böbrekli olup olmadığı (daha önceden herhangi bir nedenden dolayı alınmış olabilir; ya da doğuştan yoktur)
  • Diğer böbreğin iyi fonksiyon yapıp yapmadığı çok önemli kriter
  • Biyopsi sonucu high grade (yüksek dereceli) kanser bulunmuş ise, eğer diğer sağlam böbreğin fonksiyonu iyi ise böbrek içinde ya da üst üreterde ya da alt üreterdeki kanserlerin tedavisi mutlaka “NefreÜreterektomi+Parsiyel Sistektomidir”, yani böbrek+üreter+mesanenin 1/3 ünün bütün halinde çıkarılmasıdır
  • Sadece böbreğin ve üreterin çıkarılması mesane bölümünün çıkartılmaması halinde burada % 45 hastada hastalığın tekrar ediceği  muhakkaktır, bu eksik cerrahidir
  • Eğer tümör sadece üreterin alt ucunda, mesane içindeki bölümde ise böbreği almadan sadece alt üreteri ve mesanenin 1/3 ünü almak yetecektir, yani böbreği almaya gerek yoktur. Ancak bu kararı verebilmek için Flexibl Üreterorenoskopi ile üreterin üst kısımlarında ve  böbrek içinde tümör olmadığını anlamak ve emin olmak gerekir

Nefreüreterektomi+Parsiyel Sistektomi Ameliyatı Hangi Yöntemle Yapılacak?

Açık, robotik ya da laparoskopik yapılabilir, ancak EAU (Avrupa Üroloji Birliği) nun 2022 en son güncellemesinde High grade kanserlerde ilk seçeneğin açık ameliyat olması gerektiğidir yani Nefreüreterektom+Parsiyel Sistektomi ameliyatında ilk seçenek açık ameliyat olmalı.

Low grade (düşük dereceli) kanserler:

Alınan biyopsi sonucunda düşük dereceli kanser geldiği takdirde tedavi nasıl olacak?

  • Eğer biyopsi sonucu low grade kanser gelirse ve böbrek içindeki tümör büyük ise ya da çok sayıda ise yine tedavi böbrek+üreter+mesanenin 1/3 ünü çıkarmaktır
  • Biyopsi sonucu low grade (düşük dereceli) ancak böbrek içinde çok büyük olmayan bir tümör ise flexibl üreterorenoskopi ile girilip laser tedavisi yapılabilir
  • Üreterin ortasında rastlanan tümör eğer low grade ise sadece tümörlü kısım çıkarılıp iki üreter ucu yeniden birleştirilir. Böbreği almadan tedavi mümkündür

Kemoterapi Tedavisi Kime / Gerekli mi?

  • Hastalığın tanısını koyup evreledikten sonra uzak organlara metastaz saptanırsa kemoterapi gerekiyor
  • Eğer etrafdaki lenf bezlerine sıçramış ama uzak organlara yayılım yoksa önce kemoterapi mi, ameliyat sonrası kemoterapi mi?
  • Bu sorunun cevabı şu: kemoterapi ilaçları böbrekten atıldığı için önce ameliyat yaptığımız takdirde hasta tek böbrekli kalıcağı için kemoterapiyi sonra alabilme ihtimali büyük risk doğurur, bu nedenle böbrek etrafındaki lenflere sıçrama var ise önce kemoterapi alınması daha uygun oluyor

Ameliyat öncesi kemoterapiye tıpta “neoadjuvan kemoterapi” deniyor.